}
KISACA İNEBOLU
Geleneksel mimarisi aşı boyalı evleri, yiğit denizcileri ile ünlü, İstiklal Madalyalı Milli Mücadele Kahramanı, binlerce yıl öncesine uzanan kent kültürüne sahip şirin bir Karadeniz kasabası...
Sokaklarında gezinirken hala geçmişin esintilerini ve köklü kasaba ruhunu hissedebileceğiniz bir şehir İnebolu...
İnebolu'da dolaşırken şehrin kuytu köşelerine sinmiş köklü geçmişine dair yaşanmışlıkları duyumsamak isterseniz, küllenmiş tarihi birikimini biraz karıştırmalı, ve şehri konuşturmak için azıcık çaba göstermelisiniz. Zira bu şehir, binlerce yıla uzanan şahitliklerini ve hikayelerini unutmuş ve kendisini, umutsuz bir şekilde tükenişe giden yolun günübirlik yaşayışlarına terketmiştir.
Bu açıdan; şehri canlandırmak, aslına döndürmek, ve zayıflamış hafızası ile benliğinde saklı kalmış hikayeleri gün yüzüne çıkartıp yeniden anımsamasını ve anlatmasını sağlamak sizlerin elinde. Siz gezginlerin ve meraklıların elinde...
Sizler ne kadar çok merak eder ve soru sorarsanız, bahsettiğimiz hikayeler de o ölçüde gün yüzüne çıkar, anlatıcılarını çoğaltır ve canlandırır..
Evet; İnebolu, her şeyden önce Türk Milleti için çok büyük bir anlam ifade eden, Milli Kurtuluş Mücadelesi döneminin, İstanbul'dan Ankara'ya uzanan ve onu ayakta tutan en önemli direğidir. Milli Mücadele'nin lojistik, istihbarat ve iletişim merkezidir.
İnebolu, kahraman leventlerinin denk kayıkları ile tarih yazdığı ve bu yüzden de TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirildiği beldedir.
İnebolu, iskelesiz limanı ile Osmanlı Devleti'nin son dönemi ve cumhuriyetin ilk yıllarında bölgenin en önemli ticaret ve ihracat merkezlerindendir. Bunun en büyük göstergelerinden birisi de, İnebolu Ticaret Odası'nın, Osmanlı'da kurulan ilk altı ticaret odasından birisi oluşudur. Hatta bir ilçe ölçeğinde değerlendirildiğinde, Osmanlı Devleti'nde kurulmuş İlk Ticaret Odası ünvanını elinde tutmaktadır.
İnebolu'nun Antik Çağ, ya da Antik Tarih dönemine dair ulaşabildiğimiz en güçlü hikayesi, Kahin Aleksandros ve Glykon Kültü'dür.
Şehirde en güçlü Antik Dönem izleri, Avara Mahallesi'nin üst kısımlarında bulunmaktadır.
GEZİLECEK YERLER
İnebolu'da Gezilecek Yerler listesine, aşağıda yer alan "Keşfet" linki ile ulaşabilirsiniz. Ancak yinede ben burada sizlere, mutlaka görmeniz gereken yerlerden kısaca bahsetmeye çalışacağım.
İnebolu'ya gelmişken öncelikle Kent Müzesi'ni mutlaka görmelisiniz. Şehrin tarihine ve yaşanmışlıklarına dair önemli izleri burada bulacaksınız.
Sonra İnebolu şehir merkezi cadde ve sokaklarında bir tur atın. Her ne kadar son yıllarda tarihi kimliğinden uzaklaşmış olsa da, yer yer sizlere, geçmişine dair hikayeler barındıran ipuçlarını gösterecektir.
Sokaklarda dolaşırken, Yeni Cami'nin (Tevfikiye Camisi) bahçesinde yer alan ve son büyük usta Ahmet Ziya Akbulut tarafından 1931 yılında yapılmış, dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilen Güneş Saati'ni mutlaka görün.
Yine, bugün İstiklal Yolu Müzesi olarak kullanılan Türk Ocağı binasını ve önündeki, Mili Mücadele döneminde yaşanmış hikayeleri ve sırları hala üzerinde saklı tutan tarihi Yarbaşı Merdivenleri'ni mutlaka ama mutlaka görmelisiniz.
Sonra; bugün her ne kadar kayıkçılarımızın hikayesini sizlere anlatacak somut unsurlara sahip olamasak da, sizler bu Yarbaşı Merdivenleri'nde durup denize bakarak, bu kıyıdan birbiri ardına sefer yapan denk kayıklarını, kayıklardan cephaneyi boşaltmak için koşuşturan çocuk, kadın ve yaşlıları hayal edebilir ve bu şekilde bu tarihi atmosferi yaşayabilirsiniz.
Bu vesile ile buraya, konuya dair çok önemli bir ihtiyacımızın notunu da düşmüş olalım; İnebolu'nun ve hatta Milli Mücadele ve Cumhuriyetimizin tarihine derin izler bırakmış olan İnebolu Mavnacılar Cemiyeti'ni detaylı bir şekilde anlatabileceğimiz bir müzeye acilen ihtiyaç duymaktayız.
Daha sonra, aşağıda rota linklerini paylaşacağım, İnebolu'nun tarihi mimari yapısını gözlemleyebileceğiniz ve şehrin ruhunu duyumsayabileceğiniz, şehir merkezinin çevresinde yer alan sokaklarda bir gezintiye çıkmanızı ve birbirinden muhteşem İnebolu konak ve ahşap evlerine tanık olmanızı şiddetle öneririm.
Eğer İnebolu'ya yolunuz Salı ve Cumartesi günlerini kapsayan dönemlerde düşmüş ise, mutlaka pazarı da gezmeniz oldukça isabetli olacaktır. Köylü kadınlarımızın evlerinde, bahçelerinde ürettikleri doğal ürünleri sergiledikleri pazaryeri hem folklorik bir açık hava müzesi görünümünde olacak, hem de dilerseniz bu doğal ürünlerden alma fırsatını sizlere tanımış olacaktır.
Yine, belkide dünyada tek bir örneği olan, yapı olarak iki yüz yıllık, ancak kültür olarak binlerce yıla uzanan antik yağ fabrikası, yani Carafa Bezirhanesi'de mutlaka görülecekler listenizde olmalıdır. Bezirhane, İnebolu Merkeze 8 km. mesafede Korupınar köyünde yer almakta ve orjinal haliyle çalışmaya devam etmektedir.
Sonra, Dibek Köyü Bıçakçılar mahallemizde yer alan tarihi bıçak ocakları (atölyeleri) da, mutlaka görmenizi tavsiye ettiğim yerlerdendir. Yaklaşık 800 yıldır susmadan örs ve çekicin birlikte oluşturduğu melodiye kulak verebilir ve bu muhteşem tarihi geleneğe şahitlik edebilirsiniz.
Aslında İnebolumuz çok daha fazla turistik fırsata sahip ve adeta bir açık hava müzesi kimliğini bağrında saklı tutmakta. Zaman içerisinde sizlerin de göstereceğiniz ilgi ile birlikte, kimbilir bu değerleri ve fırsatları güçlü bir şekilde açığa çıkarma imkanını ve bilincini yakalayabiliriz...
Evet, bu şirin ilçemizde zamanınızı verimli kullanmak ve keyifli vakit geçirebilmek için, aşağıda sizin için hazırladığımız kısa yolları kullanabilir ya da arama bölümünden dilediğiniz konuda arama yapabilirsiniz.
Lütfen rehberimize dair ve gezip gördüğünüz yerler hakkındaki düşüncelerinizi, deneyimlerinizi, aşağıda yer alan yorum bölümünden bizimle ve uygulamamızın kullanıcılarıyla paylaşmayı unutmayın...
İNEBOLU'DA NE YENİR
İnebolu mutfağı oldukça zengin olmasına karşın, bu zenginlik maalesef lokanta ve restoranlarda pek kendisine yer edinememiştir. Lokanta ve restoranlarda deneyimleyebileceğiniz başlıca yöresel yemekleri, İnebolu Güveci, Haluşka, İnebolu Mantısı (Kulaklı Makarna), Etli Ekmek, İnebolu Pidesi, Kızılcık Tarhanası, İnebolu Döneri ve Kesme Makarna (fasulyeli ya da sarımsaklı yoğurtlu) olarak sayabiliriz. Ayrıca mevsiminde Kanlıca Mantarı (Ekim-Kasım) ve Ispıt yemeği de (Ocak-Mart) bulunabilir.
İnebolu Güveci, folklorik açıdan İnebolu'nun en başta gelen lezzetlerinden diyebiliriz. Eğer sabahın erken vakti İnebolu Şehir Merkezine inmişseniz, bu lezzeti tatmanızı şiddetle tavsiye ederim. Sabah sabah güveç yenir mi demeyin, siz beni dinleyin ve mutlaka deneyin. Ayrıca bu güvecin hikayesini merak ederseniz, linkten detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. (İnebolu Güveci >>)
İNEBOLU YÖRESEL ÜRÜNLERİ
Hediyelik ya da kendiniz için alabileceğiniz başlıca yöresel ürünlerini, asırlık lezzeti ile meşbur İnebolu Tahin Helvası, İnebolu Simidi, Kestane Balı, geleneksel yöntemle üretimine devam edilen Kuru Kahve, sağlık ve lezzet deposu Bezir Yağı (Keten Tohumu Yağı), geleneksel üretimiyle tarihi Evrenye Bıçağı, mevsiminde İnebolu Kuzu Kestanesi (Eylül - Kasım) olarak sayabiliriz. Ayrıca Hediyelik eşya olarak da, İnebolu Evi Maketi, İnebolu Denk Kayığı Maketi, Sofra Bezi ürünlerini tercih edebilirsiniz.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
5☆ Ahmet KÖMÜRCÜ Teşekkürler
5☆ Mehmet ACAR Emeğine ve ellerine sağlık dosdum
5☆ İrfan Cak Gerçekten harika bir uygulama olmuş. Daha da gelişeceğine eminim. Başta Adem Salcıoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür/tebrik ederim.
5☆ Ahmet KARAKAYA Tebrikler...
5☆ Şenol Çelik Güzel memleketim
© Bu rehberin fikri mülkiyet hakları ve içeriğinde yer alan tüm verilerin telif hakları Kastamonu Tanıtım Ajansı'na aittir. Hiçbir şekilde izinsiz kopyalanamaz.