İstanbul Beykoz´da 276 yaşında, Kastamonu - Cide Kışla Köyü´nden İshak Ağa´nın yaptırdığı, bugün halk arasında On Çeşmeler diye de bilinen İshak Ağa Çeşmesi... Türk çeşme mimarisinin şaheserlerinden biri olarak kabul edilir İshak Ağa Çeşmesi.
Yerinde bulunan eski bir çeşme yerine, Kastamonu Cide Kışla Köyü´nden İstanbul´a giderek, dürüstlüğü ve yardımseverliği sayesinde kısa zamanda Padişah tarafından Gümrük Emini olarak atanan İshak Ağa tarafından H. 1159 (M. 1746) yılında yaptırılan bu çeşme, yüzyıllar içinde birkaç defa restorasyon geçirerek günümüze ulaşmıştır. Günümüzde halk arasında tunçtan yapılmış 10 ayrı akarı olduğu için Onçeşmeler olarak ta bilinmektedir.
İshak Ağa Çeşmesi´nin (Onçeşmeler) özellikleri...
İshak Ağa Çeşmesi, 3 sıra halinde 8 mermer sütunla, sivri kemerlerin taşıdığı geniş saçaklı bir çatı altında, 6 metre eninde, 8 metre boyunda ve 4 metre yüksekliğinde inşa edilmiştir. Çeşmenin ön kısmı yol seviyesinden aşağıda olduğundan mermer zemine yine mermer basamaklarla inilir.
Onçeşmelerin tunçtan yapılmış on lülesinden gece-gündüz kesintisiz su akmaktadır. Bu lülelerden ortadaki ikisi büyük, iki yandaki dörder lüle ise küçüktür.
Ünlü Türk Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice, İshak Ağa Çeşmesi´ni "Dünyanın sayılı mimari eserlerinden biri" olarak tanımlıyor. Onçeşmeler ile ilgili Türk edebiyatında şiirler yazılmış ve çeşme meşhur ressamlarımız tarafından resmedilmiştir. Ünlü ressamlarımızdan İbrahim Çallı´nın "İshak Ağa Çeşmesi" tablosu önemli eserlerinden biridir.
İshak Ağa Çeşmesi ile ilgili en meşhur şiir ünlü şair Faruk Nafiz Çamlıbel´e aittir;
İshak Ağa Çeşmesi
Nasıl her gün yayarsa davarını bir çoban,
Sürükler düşüncemi sükundan tevekküle
Sekiz mermer direğe dayanmış bir şadırvan,
Bilek kalınlığında su akıtan on lüle...
Uzanır ezan vakti musluğa doğru yüzler,
içinde bir mum yanan kağıt fenerden sarı;
Ve her gelen sükuta ayrı bir sükut ekler,
Ve çağlar her tarafta Akif´in mısraları...
Bu yerde meyvalaşır uzletin baygın tadı,
Ve bir tas şarap olur bir yudum su bu yerde.
Kurnada ak köpükler bir güvercin kanadı,
Kumrunun dem çekişi, dönen sesler kemerde...
Gönlüm yaşar içinde sonu yok bir masalın,
Derim, mutlak bir pınar perisidir gördüğüm:
Çıplak ayaklarında tahtadan birer nalın,
Kollarında boyundan daha yüksek bir güğüm...
On lüleden fışkırıp mermeri oyan sular,
Asırlarca Kerem´in Aslı´yle dertleşmesi.
Mermer bir kalp önünde su kesilmis duygular.
Bir gönül destanıdır İshak Ağa Çesmesi!...
Faruk Nafiz Çamlıbel
Özet bilgi »