}
Müftü Ahmet Hamdi Efendi
Foto Galeri >>

Milli Mücâdelenin dînî ve millî bir görev olduğuna dair verilen fetvanın altına imzasını atan din adamlerından olan Ahmet Hamdi Efendi,  İnebolu halkına Kuvâyi Milîye’yi överek mücadeleye destek vermesi için hutbe ve vaazlar vermekle kalmayıp, İnebolu’ya gelen cephane ve mühimmatların taşınmasında ön sıralarda yer alan kahramanlardandır...

1874 (1290)´te Kastamonu Devrekani Elmalıtekke Köyü´nde doğdu (O tarihlerde Elmalıtekke Küre'ye bağlı). Babası Müderris Hacı Salih Efendi´dir. İlk ve orta öğrenimini İnebolu Sibyan Mektebi ve Rüştiyesi´nde tamamladı (4 Temmuz 1887). Bir süre İnebolu Hamidiye Medresesi´ne devam ederek babasının derslerine katıldı. 1892 yılında İstanbul´a gitti. Orada Ayasofya dersiâmlarından Şeyh Abdülkadir Raşit Efendi´nin derslerine devam etti. Eylül 1899´da müderrislik icazetini aldı.

Babasının vefatı üzerine onun yerine Hamidiye Medresesi´ne müderris tayin edildi (1 Mayıs 1900). Girdiği imtihanda başarı göstererek 8 Ekim 1902´de "İbtidai-i Hariç", 14 Ekim 1908´de "İbtidai-i Dâhil" unvanlarını alarak, "Sahn Müderrisliği"ne kadar yükseldi. Ahmet Hamdi Efendi, Hamidiye Medresesi Müderrisi iken, 4 Ekim 1906´da İnebolu Müftülüğü´ne tayin edildi.

Ahmet Hamdi Efendi, Milli Mücadele´nin ilk günlerinde milli harekâta katılan din adamlarındandır. Dava arkadaşları ile birlikte İnebolu´da Müdâfâ-i Hukuk Cemiyeti´nin kurulmasına yardımcı oldu ve başkanlığına seçildi. Ayrıca İnebolu ve çevresinde Milli Mücadele´nin hedef ve amaçları konusunda halkı aydınlattı. Kuvâ-yı Millîye´nin personel, silah ve cephane bakımından ikmalinde görev aldı.

Görgü tanıklarından Nurettin Peker, hatıratında Müftü Ahmet Hamdi Efendi´nin çalışmalarından şöyle söz eder;

"... 1 Haziran 1921 günü camide Müftü Ahmet Hamdi Efendi, her Cuma namazından sonra yaptığı gibi bugün de Çarşamba olduğu halde öğle namazından sonra kürsüde Kuvâ-yı Millîye´yi övüyor, iskeleye gelen silah ve cephaneleri boşaltmanın, taşımanın sevabından bahs ile vaaz ediyordu...

Müftü Ahmet Hamdi kürsüden yüksek sesle "Ey ahali çarşıyı kapayın, camileri kapayın, haydi peşime düşün" deyip camiden cübbesiz fırlayınca camilerden, dükkanlardan çıkan halkın koşuştuğu, dükkan, kahve, mağaza kepenklerinin bir gürültü sağanağı halinde kapandığı, hastası, sağlamı, eli ayağı tutanın müftünün peşine düşerek tekbirler ve tehlillerle yalıya yürüdüğü görüldü.

Müftü Ahmet Hamdi Efendi ile ihtiyar kayıkçılar, kâhyalar, dükkancılar yanaklarından sakallarından terler akarak çalışıyorlar, peş peşe karınca gibi taşınıyor, sandıklar, denkler omuzdan omuza uçuyor ve bu ateşli iman ve millî gayretle vapurlar, kayıklar, yalılar boşalıyordu.

Bu mucizeyi seyreden subaylar, kumandanlar, memurlar, İstanbul´dan gelmiş yerli yabancı yolcular, Türk Milletinde bu yurtseverlik oldukça dipdiri ayakta duracağına inanıyorlar ve yabancılar fotoğrafla resim çekerlerken Türkler de gözyaşları ile yardıma katışıyorlardı..."

Müftü Ahmet Hamdi Efendi savaş sonrasında hacca gitmiş, Tosya Müftüsü Hafız Bahattin Efendi ile beraber 1 Haziran 1928'de Mekke’de vafat etmiştir. 

Yorum ve Puan Ver

Gönder

© Bu rehberin fikri mülkiyet hakları ve içeriğinde yer alan tüm verilerin telif hakları Kastamonu Tanıtım Ajansı'na aittir. Hiçbir şekilde izinsiz kopyalanamaz.